LogoGlobal World Group
← Blog'a Dön
Velayet Davalarında Hangi Ülke Yetkili?
velayet, boşanma

Velayet Davalarında Hangi Ülke Yetkili?

📅 1 Nisan 20263 dk okuma

Velayet Davalarında Hangi Ülke Yetkili?

Uluslararası evliliklerin ve boşanmaların artmasıyla birlikte en çok tartışılan konulardan biri de velayet davalarında hangi ülkenin yetkili olduğudur.

Özellikle yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları için bu mesele, sadece hukuki değil aynı zamanda duygusal ve acil sonuçlar doğuran bir konu haline gelmiştir. 2026 itibarıyla bu alanda uygulanan kurallar büyük ölçüde uluslararası sözleşmeler ve çocuğun fiili yaşamına dayanan kriterler üzerinden belirlenmektedir.

Velayet davalarında temel ilke, çocuğun “mutad meskeni” yani fiilen yaşadığı yerin esas alınmasıdır. Bu yaklaşım, çocuğun hayatının merkezinin bulunduğu ülkenin, onun menfaatlerini en iyi değerlendirebileceği düşüncesine dayanır. Örneğin çocuk Almanya’da yaşıyor, okula gidiyor ve sosyal çevresi oradaysa, velayet konusunda yetkili mahkeme büyük ihtimalle Almanya’daki mahkemeler olacaktır. Bu durum, ebeveynlerden birinin Türk vatandaşı olması ya da evliliğin Türkiye’de yapılmış olması gibi faktörlerden bağımsızdır.

Bu alandaki en önemli uluslararası düzenlemelerden biri Hague Convention on the Civil Aspects of International Child Abduction yani Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi’dir. Bu sözleşme, çocuğun haksız şekilde bir ülkeden diğerine götürülmesi durumunda, çocuğun hızlı bir şekilde mutad meskenine geri dönmesini amaçlar. Türkiye de bu sözleşmeye taraf ülkelerden biridir ve bu nedenle uluslararası çocuk kaçırma vakalarında belirli standartlar uygulanır.

Ancak uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ebeveynlerden birinin çocuğu diğerinin rızası olmadan Türkiye’ye veya başka bir ülkeye götürmesidir. Bu durumda çocuğun bulunduğu ülke değil, aslında yaşadığı ülke esas alınır. Yani çocuk örneğin Almanya’da yaşıyorken Türkiye’ye getirildiyse, Alman mahkemeleri yetkili kabul edilir ve çocuğun geri iadesi talep edilebilir. Bu tür durumlarda süreç oldukça hızlı ilerler ve çoğu zaman çocuğun geri gönderilmesine karar verilir.

Velayet davalarında yalnızca yetki meselesi değil, hangi hukukun uygulanacağı da önemlidir. Çoğu durumda yetkili olan ülke kendi hukukunu uygular. Bu da farklı ülkelerde velayet, kişisel ilişki ve nafaka gibi konularda farklı sonuçlar doğmasına neden olabilir. Bu yüzden ebeveynlerin sadece “hangi ülkede dava açılacağı” değil, aynı zamanda o ülkenin hukuk sisteminin nasıl işlediği konusunda da bilgi sahibi olması gerekir.

Yurtdışında boşanmış olan çiftler açısından bir diğer önemli konu ise Türkiye’de ayrıca bir velayet davası açılıp açılamayacağıdır. Eğer çocuk yurtdışında yaşamaya devam ediyorsa, genellikle Türkiye’de açılacak davalar yetki yönünden reddedilir. Ancak çocuk Türkiye’ye yerleşmişse veya mutad mesken değişmişse, bu durumda Türk mahkemeleri de yetkili hale gelebilir.

Sonuç olarak, velayet davalarında yetki tek bir kritere değil, çocuğun yaşam düzenine ve uluslararası sözleşmelere bağlı olarak belirlenir. En belirleyici unsur ise çocuğun fiilen yaşadığı ve hayatının merkezinin bulunduğu ülkedir. Bu nedenle ebeveynlerin, özellikle sınır aşan durumlarda acele karar vermeden önce hukuki destek alması büyük önem taşır. Çünkü yanlış ülkede açılan bir dava zaman kaybına yol açabileceği gibi, çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen sonuçlar da doğurabilir.

Blog'a Dön3 dk okuma  ·  📅 1 Nisan 2026